COP27

COP27 (Conference Of The Parties) yani Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı 6 - 18 Kasım 2022 tarihleri arasında Paris Anlaşması’nı onaylan 195 ülkenin katılımıyla Mısır’ın Şarm El-Şeyh şehrinde gerçekleşti.


Her yıl özel kararlar alınmadığı sürece gerçekleşen COP’un temel amacı gezegenimizin geleceğini ve bugunünü korumak adına önem teşkil eden konular üzerinde yoğunlaşmak ve bunlara çözüm önerileri bulunması adına dünya liderleri, aktivistler ve iklim örgütleri ile bir araya gelmektir.


Bu sene Mısır’da gerçekleşen konferans Afrika COP’u olarak da anıldı. Bunun altında yatan temel sebep ise gelişmiş ülkelerin büyük oranda sanayileşmesi sebebi ile meydana getirdiği kirlilik neticesinde oluşan küresel ısınmanın sonuçlarıyla ağır şekilde karşı karşıya kalan ülkelerin aslında Afrika ülkeleri olduğu gerçeğiydi. Buna dikkat çekmek amacıyla konferansa katılan delegasyonların temsilcileri ile beraber alınan karar ile 130’dan fazla gelişmekte olan ülkenin maruz kaldığı sel, kuraklık ve diğer iklim etkilerinin onarılamaz zararlarıyla başa çıkmalarına destek olmak adına bir fon geliştirilmesini onaylandı. Ancak fon üzerine detaylar 2023'ün sonunda Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) yapılması öngörülen bir sonraki konferansta onaylanması hedefiyle daha sonra belirlenecek.


Bu paralellikte Avrupa Birliği tarafından, Paris Anlaşması’ndaki hava sıcaklığının 1,5 santigrat derece sınırında tutma hedefine özellikle değinildi. Bu doğrultuda 2025’e kadar verilen sözlerin tutulmasına yönelik güçlü kararlar olması talep ediliyor. Buna ilaveten Timmermans, “Donör tabanı Paris Anlaşması kapsamında olmalı ve G77 teklifinde olduğu gibi ülkelerin 1992’deki değil 2022’deki ekonomik durumlarını dikkate almalıdır” diye konuştu.


cop27

Peki 1,5 santigrat derece sınırı neden bu kadar önemli ?


Dünyamız, kullanılan petrol, kömür ve doğal gaz gibi fosil yakıtlarının yakılması sonucunda oluşan emisyonlar sebebiyle ısınıyor. Küresel sıcaklıklar şimdiye kadar 1,1 santigrat derece arttı ve eğer gereken önlemler alınmazsa 1,5 santigrat dereceye doğru ilerliyor. Sıcaklığın 1,5 ve üzeri santigrat derecelere çıkması sonucunda iklim değişikliği kaynaklı hasarlar ise şöyle sıralanabilir;


  • Su kıtlığı,

  • Aşırı sıcaklar,

  • Sel felaketleri,

  • Kuraklık ve yangın.


Bu olası hasarlar aslında dünyanın bazı bölgelerinde etkisini göstermeye başladı. Şiddetli yağmurlar sonucunda meydana gelen taşkınlar sebebiyle hayatını kaybeden insanlar, Grönland’da ki buzullarda görülen büyük erime son olarak orman yangınları ve kuraklıklar iklim değişikliğinin hasarlarını somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Bu duruma bir dur diyebilir miyiz?


Aslında bazılarımız birey olarak yapmış olacağımız bir durum dünyayı değiştirir mi diye düşünebiliriz. Bunun için Sinek Kuşu hikayesini anlatmak istiyorum.


‘’Dev bir ormanda büyük bir yangın çıkmış. Ormandaki bütün hayvanlar kaçışarak ormanın yanmasını üzüntüyle seyretmeye başlamışlar. Kendilerini tükenmiş, çaresiz ve güçsüz hissediyorlarmış. Küçücük bir sinek kuşu hariç. Sinek kuşu, “Bu yangını söndürmek için bir şeyler yapmalıyım” demiş ve yakındaki dereye gidip gagasına bir damla su almış, sonra ormana kadar uçup yangının üzerine bırakmış. Olabildiğince hızlı bir şekilde bir aşağı bir yukarı uçup, damlaları yangının üzerine bırakıyormuş. O sırada bütün diğer hayvanlar çaresiz bir şekilde yangını seyrediyorlarmış. Aralarında kocaman hortumlarıyla çok daha fazla su taşıyabilecek fil bile varmış.’’

‘’Sinek kuşuna sormuşlar: “Ne yapabileceğini sanıyorsun ki? Sen küçük bir kuşsun, bu yangın ise dev gibi. Senin kanatların çok küçücük, gagan minicik. Her seferinde ancak bir damla su taşıyabilirsin” Onlar cesaretini kıracak sözler söylemeye devam ederken, sinek kuşu hiç vakit kaybetmeden uçmaya, yangını söndürmeye devam etmiş. O arada da dönüp diğer hayvanlara cevap vermiş: Yapabileceğimin en iyisini yapıyorum.’’


cop27

Aslında tüm olay da bu birimizin dünyamız için yapacağı en ufak iyilik bir yerlerde çok büyük etkiler gösteriyor olabilir. BM Hükümetler Arası İklim Değişikliği Panel’i (IPCC) de bireysel adımlar atılmadığı sürece hedefe ulaşmanın çok zor hatta mümkün olmadığını söylüyor. Şimdi IPCC bireyler için neler öneriyor onlara bakalım;


  • Daha az kırmızı et, süt, peynir ve tereyağı satın alıp daha çok yerli üretim gıdalar tüketin, gıda atıklarını azaltın.

  • Seyahat yöntemlerinizi değiştirin. Elektrikle çalışan otomobiller kullanın ama kısa mesafeye yürüyün veya bisiklete binin. Uçaklar yerine trenleri, otobüsleri kullanın.

  • İş için seyahat etmek yerine, video konferansla iletişim sağlayın.

  • Yıkanan çamaşırları kurutma makinesine atmayın, çamaşır ipinde kurutun.

  • Evlerinize yalıtım sistemi kurun.

  • Her tüketim ürününde düşük karbon talebinde bulunun.


Unutmayın birimiz dahi bu değişimin ve dönüşümün bir parçası olursak eğer büyük dönüşümlerinde önünü açmış olacağız. Farkındalık yaratmak elimizde, dünyamızı bu eşikten çevirmek elimizde.



Sinek Kuşu Hikayesi: https://cazkolik.com/icerik/dunya-evim-ve-yaniyorsa-sinek-kusunun-hik%C3%A2yesi






9 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör