• Eda Bayrak

Atığı Yeniden Tanımlamak: Döngüsel Ekonomi

Döngüsel ekonomi, pandeminin hayatımıza girmesiyle birlikte adını daha sık duymaya başladığımız bir terimdir. Hepimiz terimin ne anlam ifade ettiğiyle ilgili az da olsa fikir sahibiyiz ancak sürdürülebilirlik kavramıyla çok karıştırılan bir terim olması ve ekonomi sistemlerimizin her geçen gün döngüselliğe daha çok yaklaşması sebebiyle bu blog yazımızda döngüsel ekonomi kavramını etraflıca ele almak istedik.


Döngüsel ekonominin en önemli özelliği “al-yap-at” lineer sisteminin son parçası olan “at” sürecini yeniden tanımlamasıdır. Yeni tanımlanan “at” sürecinde, ortaya çıkan atıklar gerek hammadde olarak gerekse asıl işlevinden farklı bir işlev kazandırılarak tekrar değerlendirilir (ileri dönüşüm) ve sisteme dahil edilmiş olur. Diğer bir deyişle, sistemimiz “at” süreciyle tamamlanmayıp kendi içinde bir döngüye girer. Nasıl ki doğada dökülmüş yaprakları atık olarak nitelendirmiyor ve doğanın kendi döngüsünün bir parçası olarak görüyorsak, günümüzde atık olarak nitelendirdiğimiz nesneleri döngüye katmayı hedeflemeliyiz.

“Döngüsel ekonomide ulaşılmak istenen başlıca hedefler atıkların azaltılması ve ortaya çıkan her atığın sisteme yeniden kazandırılmasıdır.”


circular economy döngüsel ekonomi köstebek döngüsellik

Döngüsel ekonomi terimini biraz daha iyi anladıysak artık bu terimin sürdürülebilirlikle olan ilişkisine değinebiliriz. Öncelikle bu iki terimin aynı olmadığını ancak kesişim noktalarının olduğunu vurgulamak gerekiyor. Günümüzde kimi zaman birbirlerinin yerine kullanıldıklarından dolayı aynı anlama geldikleri izlenimine kapılmak olası.

Sürdürülebilirlik kavramı, gezegenimizin sınırları olduğunu bilerek hareket etmemiz ve doğanın yenilenme hızını aşan durumlardan kaçınmamız gerektiği görüşlerini temel alan ancak son zamanlarda çevre ile ilgili konuların yanı sıra hemen her konuya uyarlanan bir terim olarak karşımıza çıkıyor. En sık kullanılan bağlamında düşünüldüğünde sürdürülebilirlik, gelecek kuşaklar için yaşanabilir bir dünya bırakabilmek için dikkate almamız gereken hedefleri içine alan kapsayıcı terim olarak da düşünülebilir.

Döngüsel ekonominin sürdürülebilir bir dünya için vazgeçilmez olduğu su götürmez bir gerçek. Benzer şekilde, döngüsel ekonomi sisteminin temelinde sürdürülebilir bir dünya yaratma arzusu bulunuyor. Öyleyse, birbiriyle iç içe girmiş bu iki terimin arasındaki en temel fark nedir?


Sürdürülebilir bir dünya yaratma sorumluluğu, ekonomik sistemde büyük rol oynayan kurum ve organizasyonların yanı sıra bireyler tarafından da benimsenmeye başlamıştır. Oysa, döngüsel ekonominin hayata geçirilmesinin ancak ekonomik sistemde büyük rol oynayan kurum ve organizasyonlar tarafından gerçekleştirilebileceği kanısı yaygındır. Ancak, bir değişim yaratmak hedefleniyorsa bireylerin bu değişimi yaratmadaki gücünü yadsımamak gerekir.

Sürdrülebilirlik, doğal, köstebek, geridönüşüm, döngüsel

Değişimin önündeki yavaşlatıcı faktör olmamak için birey ve kurum bazında yapabileceklerimiz arasında yenilenebilir sistemler kullanmak, paylaşım ekonomisini yaygınlaştırmak, kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmak ve atıklarımızı olabildiğince aza indirip döngüye kazandırmak gibi günlük hayatımıza entegre edebileceğimiz adımlar bulunuyor.


Unutmamak gerekiyor ki başka bir dünyamız daha yok ve değişim için harekete geçmediğimiz her an gelecekte hatalarımızı düzeltmek için daha çok zaman harcayacağız. Belki de bir noktada, kendimizi bu değişimi hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceğimiz bir konumda bulacağız.



28 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör